Bu yazı Bugün: 1 Toplam: 335 kez okunmuştur.
|
Hazırlayan: Ramazan KARAKALE Wolfgang Pauli (1900-1958) Kuantum kuramının günümüzde "kuantum mekaniği" olarak bilinen modern versiyonu yalnızca beş yıl içinde,1925-1930 arasında doğup olgunlaştı.Bu büyük sıçramada Planck ve Einstein sonrası diyebileceğimiz ikinci kuşağın belirgin rolü vardır. Planck, ünlü bildirisini1900 yılında sunmuştu. Tarihin garip rastlantısına bakın. 1900 yılında Wolfgang Pauli, Frederic Joliot ve George Uhlenbeck; 1901 yılında Werner Heisenberg, Enrico Fermi ve Ernest Lawrence; 1902 Paul Dirac1904'te Robert Oppenheimer, John von Neumann ve George Gamow doğmuştu. İşte 1925-30 arasındaki sıçramanın parlak yıldızları bunlardı. 1925 öncesinde kafaları en çok karıştıran konu dalga parçacık ikiliğiydibu ikiliği bir tutarsızlık değil de kuantum düryasının gerçeği kabul eden işte bu kuşak oldu. Bu kuşağın en etkili üyelerinden biri de Pauli idi. O yıllarda, birçok kuantum fizikçisi Pauli'yle ve onun amansız eleştirileriyle karşı karşıya gelmeden çalışmasını bitirmiş saymazdı. Avusturyalı fizikçi Wolfgang Pauli (1900-1958, 1945 Nobel), 21 yaşında görelilik üzerine yazdığı makalesi ile bilim dünyasında adını duyurdu. Yazı, ustacaydı ve konuyu en güncel ve en ayrıntılı bir şekilde tanımladığı düşünülen özelliğini koruyor. Pauli’nin bilime yaptığı diğer katkılar,dışarlama ilkesi,parçacık spini ile istatistik arasındaki bağıntının açıklanması,göreli kuantum elektrodinamiği kuramları, nötrino hipotezi ve çekirdek spini hipotezi keşifleridir. 1933 yılında yazdığı “Kuantum Mekaniğinin Temelleri” adlı makale gelmiş geçmiş kuantum kuramı yorumlarının en iyilerinden olduğu kabul edilmektedir. Pauli, tam açık olmayan yeni kuramlar ileri sürenlere nükteli ve çoğunlukla da iğneleyici yorumlarıyla eleştirirdi. Pauli, daha derin ve daha açık anlaşılmayı sağlamak için sert eleştirileriyle öğrencileri ve çalışma arkadaşları üzerinde büyük bir etki oluştururdu. En tanınmış öğrencilerinden biri olan Victor Weisskoph, Pauli’nin sert tabiatlı yönünü aşağıdaki anısıyla anlatmaktadır: “Pauli birkaç hafta içersinde Zürih’te olmamı istedi. Zürih’e geldim ve çalışma odasının kapısını çaldım, yanıt alamadım, yeniden çaldım yine yanıt alamadım,yaklaşık beş dakika kadar sonra oldukça kaba bir şekilde “Kim o? Giriniz!” sesi geldi. Kapıyı açtım- çalışma odası çok büyüktü- Pauli masasındaydı ve durmadan yazı yazıyordu. “Kimsin sen? Önce hesaplamayı bitirmem gerekiyor” dedi ve beni beş dakika daha bekletti ve sonra yeniden “Kimsin sen?” diye sordu.“Ben Weisskoph’um diye yanıt verdim. “Demek benim yeni asistanım Weisskoph’sun ha” dedi. Sonra bana baktı ve “ Bethe’yi almak istediğimi biliyorsun fakat o katı hal fiziği çalışıyor. Katı hal fiziğine başlamış olmama rağmen katı hal fiziğini sevmiyorum. Seni bu nedenle kabul ettim” dedi. Bunun üzerine ben de “ Sizin için ne yapabilirim efendim” dedim. Kendisi, “Sana hemen bir problem vereceğim” dedi. Bazı hesaplamaların yapılacağı bir problem verdi. “Git, çalış!” dedi. Yaklaşık on gün kadar sonra kendisi yanıma gelerek “ Yaptığını göster” dedi. Şöyle bir baktıktan sonra öfkeli bir şekilde: “Bethe’yi kabul etmeliymişim!” dedi.Yine Pauli'nin asistanlarından Rudolf Peierls, onun eleştirmenlik rolünü şöyle anlatır: " Bitmkemiş bir çalışmayı ya da yeni ve spekülatif bir fikri Pauli'yle tartışmak harika bir deneyimdi,çünkü kavrayış düzeyi ve yüksek entelektüel dürüstlüğü baştan savma ya da yapay bir savın aradan kaynayıp geçmesine asla izin vermezdi." Kaynakça Serway, Raymond A. Fen ve Mühendislik İçin Fizik, Çeviri Editörü: Kemal Çolakoğlu, Palme Yayıncılık,Ankara 1996s: 1228, 42. Bölüm Cropper, William H., Büyük Fizikçiler, Çeviren: Nurettin Elhüseyni,Oğlak Yayınları İstanbul 2004 |